<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<feed xmlns="http://www.w3.org/2005/Atom" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<title>Hemşirelik Yüksekokulu Kitap Koleksiyonu</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11446/490" rel="alternate"/>
<subtitle>Hemşirelik Yüksekokulu Kitap Koleksiyonunu içerir</subtitle>
<id>http://hdl.handle.net/11446/490</id>
<updated>2026-04-18T09:09:54Z</updated>
<dc:date>2026-04-18T09:09:54Z</dc:date>
<entry>
<title>Kolorektal kanserler ve bakım.</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11446/702" rel="alternate"/>
<author>
<name>Akın, Semiha</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11446/702</id>
<updated>2020-11-15T12:28:42Z</updated>
<published>2012-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Kolorektal kanserler ve bakım.
Akın, Semiha
Durna, Zehra; Akın, Semiha
Kolorektal kanserler, kadın ve erkeklerde en sık rastlanan kanserler içinde üçüncü sırada yer almaktadır. Amerikan Kanser Verilerine göre 2011 yılında 101.870 vakaya rektum kanseri tanısı konulacağı tahmin edilmektedir. Kansere bağlı ölümlerinin %9’unun kolorektal kanserlerden kaynaklanacağı, 2011 yılında  49.380 kişinin kolerektal kanserler nedeniyle kaybedileceği tahmin edilmektedir. Kolorektal kanserli hastalar için 1. Ve 5. Yıllık relatif sürvi oranları sırası ile %83 ve %65 olarak bildirilmektedir. Sürvi ilerleyen yıllarda düşmeye başlamakta ve tanıdan 10 yıldan sonra %58’e gerilemektedir. Kolorektal kanserlerin sadece %39’u erken-lokal evrede tanımlanmaktadır.
</summary>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Nöroloji hastasında sıvı, elektrolit ve beslenme durumunun değerlendirilmesi ve bakımı</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11446/575" rel="alternate"/>
<author>
<name>Horasan, Emel</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11446/575</id>
<updated>2020-11-15T12:32:59Z</updated>
<published>2014-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Nöroloji hastasında sıvı, elektrolit ve beslenme durumunun değerlendirilmesi ve bakımı
Horasan, Emel
Vücuttaki suyun düzenlenmesi büyük ölçüde beyine, özelliklede hipotalamusa ve hipofiz bezine bağlıdır. Bu yüzden akut nörolojik bozuklukları olan hastalarda sıvı ve elektrolitlerdeki (özellikle sodyum) dengesizliklerin sık görülmesi şaşırtıcı değildir. Sıvı ve elektrolit dengesizlikleri sinir sistemi fonksiyonunu olumsuz etkileyebildiğinden, vücut ve beyin üzerindeki potansiyel yan etkileri en aza indirmek için bu tür dengesizliklerin erken teşhis edilmesi çok önemlidir.
</summary>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Nöroloji hastasında kardiyovasküler durum değişiminin değerlendirilmesi, yorumlanması ve bakımı.</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11446/574" rel="alternate"/>
<author>
<name>Aygün, Mahmure</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11446/574</id>
<updated>2020-11-15T12:29:04Z</updated>
<published>2014-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Nöroloji hastasında kardiyovasküler durum değişiminin değerlendirilmesi, yorumlanması ve bakımı.
Aygün, Mahmure
İnsan kardiyovasküler sistemi gelen uyarılar doğrultusunda sürekli olarak değişen, uyum sağlayan, esnek bir sistemdir. Bu uyum sağlama yeteneği, otonom sinir sisteminin kalp ve kan damarları üzerindeki tam kontrolünün bir sonucudur. Dolayısıyla sinir sistemindeki herhangi bir hasarın, hemodinamik denge üzerinde ciddi etkiler oluşturması şaşırtıcı değildir. Otonom sinin sisteminin farklı ögeleri, farklı durumlarda bozulduğundan, hastaların kalp, kan basıncı ve vücut ısısı üzerine olan etkileri önemli ölçüde değişiklik gösterir; bu da vücudu desteklemek için var olan sinir sistemin, vücut üzerindeki güçlü etkisini (sağlıklı bireydekinden çok daha güçlü biçimde) kanıtlar niteliktedir.
</summary>
<dc:date>2014-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
<entry>
<title>Şizofreni ve bakım</title>
<link href="http://hdl.handle.net/11446/498" rel="alternate"/>
<author>
<name>Pektekin, Çaylan</name>
</author>
<id>http://hdl.handle.net/11446/498</id>
<updated>2020-11-15T12:37:54Z</updated>
<published>2012-01-01T00:00:00Z</published>
<summary type="text">Şizofreni ve bakım
Pektekin, Çaylan
Tarih boyunca korkulan, anlaşılmayan hakir görülen bir hastalık olan şizofreni püberte ve adölesen dönemlerinde daha çok rastlanması nedeni ile kreapelin (1896) buna Dementia Praecox (Erken bunama) adını vermiştir. Daha sonra Lleuler (şizofreni) kavramını kullanmıştır.
</summary>
<dc:date>2012-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</entry>
</feed>
