<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="http://hdl.handle.net/11446/10">
<title>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/10</link>
<description>Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Kolleksiyonlarını oluşturur.</description>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11446/199"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11446/198"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11446/78"/>
<rdf:li rdf:resource="http://hdl.handle.net/11446/34"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-04-18T09:06:31Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11446/199">
<title>Annelerin çocuklarında ateş ile ilgili bilgi düzeyleri tutum ve davranışları</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/199</link>
<description>Annelerin çocuklarında ateş ile ilgili bilgi düzeyleri tutum ve davranışları
Coşkun, Yusuf İskender
Ateş çocukluk çağı hastalıklarının çok sık rastlanan belirtilerinden biridir. Yüksek ateş çoğu zaman vücudun hastalığa verdiği savunma yanıtını gösterir ve  bu durumda çoğunlukla tıbbi tedavi gerekmeyebilir. Hatta çok yüksek olmayan  ateşin yararlı etkilerini destekleyen güçlü kanıtlar vardır. Ancak klinik pratikte  bu yaklaşımın aksine,  ateşin her hasta için zararlı olduğunu yansıtan tedaviler sık uygulanır. Ateş seviyesinin acilen düşürülmesi yapılan yanlışlardan biridir. Buna rağmen ateşli çocuğun ailesi ateş konusunda telaşlanır ve ateşe hekimlerden daha fazla ilgi gösterme eğilimindedir. Ailelerin ateşle ilgili yanlış fikirleri çoğu zaman  çocukların  ateşine  gereksiz  şekilde agresif  olarak tedavi etmelerine yol  açar.&#13;
Yöntem : Gözlemsel, tanımlayıcı nitelikteki  bu  çalışmada  İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp fakültesi Avrupa Florance Nigtingale Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları polikliniğine 1 ocak 2010 – 31 Aralık 2010 tarihleri arasında başvuran hastaların  annelerinin ateşli çocuklara yaklaşımlarını,  bilgi düzeylerini,  ateş  düşürmede kullandıkları  yöntemleri  araştırmak amacıyla yapılmıştır.&#13;
Bulgular : Polikliniğe ateş şikayeti ile başvuran  %18,3  ilköğretim,  %33,7 lise,  %48, 1 üniversite mezunu olan 104 anne çalışmamıza katılmıştır.Annelerinin %42, 1 çocukta ateş sınırını 38 – 38,9°C.  olarak tanımlamıştır,  59 ( %56,7) anne çocuklarında ideal  ateş ölçüm yerinin koltuk altı olduğunu,  43  (%41,3) anne  çocuğunun ateşli olduğunda ilk olarak ateş düşürücü verdiğini,  65 (%62,5) anne ateşin en çok korkuttuğu sebepler arasında çocuğun havale geçirmesini söylemiştir. (%56,7) 59 Anne 38 – 38,9°C’de ateş düşürücü verdiği tesbit edilmiştir. &#13;
Annenin ateşi düşürmek için ne zaman ılık uygulama yaptığı sorulduğunda 55  (%52,9)  annenin 38 – 38, 9°C aralığında iken yaptığını işaretlemiştir.  &#13;
Sonuç : Annelerin büyük çoğunluğunun ateş sınırını;  38 – 38,9°C (%46,2) olarak işaretlemiş  ve ateşli  çocuğunda ilk ne yaptığına bakıldığında..(%41,3) ateş düşürcü verdiği tesbit edilmiştir.; Fever is one of the most common signs of childhood diseases. High body tempature generally shows defending answer of body to illnesses and mostly medical management may not be applied. Furthermore there are lots of evidence about beneficial effects of fever which is not that much high.  However treatments suggested that fever is harmful for all patients are commonly administered in clinical practice contorary to this knowlegde. Sudden drop of body temperature is a often wrong appliance. The parents of a child with fever worry about that and have a tendency to show greater interest than doctors. Their false opinions about fever give way to agressive approach to their child’s fever.&#13;
Material and Method:  In this observational, descriptive study we aimed to search parents’ approches to their children with fever, knowledge status and methods for dropping fever of patients’ mothers who attend Istanbul Bilim University, Avrupa Florence Nightingale Hospital Pediatry Clinic.&#13;
Findings:  104 mothers who attented our clinic with complaint about their child’s fever participated in our study.  Participants’ education profile is described as primary school, high school and university gratuated; as %8.3, %33.7 and %48.1, respectivly. 42.1% of them described fever as between 38-38.9°C of body temperature.  Ideal body temperature measurement location is defined as underarm by 59 of them (56.7%). 43 of them (%41.3) said that they give anti-pyretic agents to their child with fever as a first reaction. 65 of them (%62.5) are afraid of fever because of febrile convulsion. It is demonstrated that 59 of mothers (%56.7) give antipyretic agents to their child between 38-38.9°C of body temperature. 55 of them (%52.9) gives external application of cold between 38-38.9°C of body temperature &#13;
Results: We demonstrated that most of the mother (46.2%) know that fever limitation is between 38-38.9°C of body temperature and again most of them  (41.3%) firstly give antipyretic agents to their child.
14.03.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.; İstanbul Bilim Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
</description>
<dc:date>2011-03-15T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11446/198">
<title>2008-2009 yılları arasında başvuran rotavirüs ishalli olgularımızın retrospektif analizi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/198</link>
<description>2008-2009 yılları arasında başvuran rotavirüs ishalli olgularımızın retrospektif analizi
Çelikkan, Fatma Başak Namdar
AMAÇ: Günümüzde, akut gastroenterit etkenleri arasında virüsler ilk sırada yer almaktadır. Rotavirüs, akut viral gastroenteritlerin en sık etkenidir. Çalışmamızda çocukluk çağı akut gastroenteritinde önemli yer tutan Rotavirüs enfeksiyonunun klinik analizinin irdelenmesi amaçlanmıştır.&#13;
GEREÇ VE YÖNTEMLER: Ocak 2008- Ocak 2009 yılları arasında hastanemize akut ishalle başvuran 0-18 yaş arası çocuklar dahil edildi. Çalışma retrospektif ve tek merkezli olup, hastaların isim-soyad, doğum tarihi, başvuru tarihi, lökosit, hemoglobin, C- reaktif protein değerleri, gayta mikroskopi, rotavirüs ve adenovirüs antijen sonuçları için dosyalar tarandı ve hasta için dosya oluşturuldu. İstatistikler SPSS 16.0 paket programı kullanılarak yapıldı.&#13;
BULGULAR: Çalışmaya 288 hasta alındı. Çocukların 88’inde rotavirüs pozitif bulundu. Ilıman iklime sahip olan İstanbul’da başvuru en fazla Ocak, Şubat ve Mart aylarında görüldü. Rotavirüs pozitif hastaların ortalama yaşı 37 ay idi. Rotavirüs pozitif bulunan hastaların % 46.5’i iki yaşından küçüktü. &#13;
SONUÇ: Rotavirüs ishalleri iki yaşından küçük çocuklarda, özellikle kış ve ilkbahar mevsimlerinde önemli ishal sebebidir; PURPOSE: Nowadays, factors of acute gastroenteritis are among the viruses in the first place. Rotavirus, the most common cause of acute viral gastroenteritis. Rotavirus infection is an important place in our study of childhood acute gastroenteritis was to evaluate the clinical analysis&#13;
METHODS: January 2008 - January 2009 for children aged 0-18 years admitted to the hospital with acute diarrhea were included. The study was retrospective and single center, the patients name-surname, date of birth, date of application, hemoglobin, C-reactive protein, stool microscopy, and patients were screened for rotavirus and adenovirus antigen results for the file was created. Statistics were performed using the SPSS 16.0 package program.&#13;
RESULTS: 288 patients were included in the study. Rotavirus was positive in 88 children. Temperate climate with reference to the maximum of Istanbul in January, February and March were seen. Rotavirus-positive patients' mean age was 37 months. Rotavirus-positive patients with 46.5% of the younger of two years.&#13;
CONCLUSIONS: Rotavirus diarrhea in children under two years of age, cause of diarrhea, especially in winter and spring seasons.
14.03.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.; İstanbul Bilim Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
</description>
<dc:date>2011-03-15T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11446/78">
<title>2008-2009 yenidoğan ünitemizdeki doğumların irdelenmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/78</link>
<description>2008-2009 yenidoğan ünitemizdeki doğumların irdelenmesi
Yazıcı, Müşerref Banu Özvar
Çocukların ağırlık, boy, baş çevrelerinin ölçümleri  büyümenin izlenmesi ve beslenmedurumlarını göstermesi açısından doğumdan başlayarak uygulanan yararlı bir yöntemdir.&#13;
Gerek intrauterin dönemde fetusun büyümesinin ve beslenme durumunun değerlendirilmesinde, gerekse bebeğin daha sonraki dönemlerinde büyümenin ve gelişmenin değerlendirilmesinde WHO.nun önerdiği standart gelişim normları veya aynı toplumdan elde edilmiş olan lokal normlar referans olarak kullanılabilir.&#13;
BebeÛğn kendi ağırlığı ve kilosu esas alınarak hesaplanan ponderal indeks ve seri olarak yapılan ultrasonografik muayenelerle ya da Metcoff.un klinik skorlama sistemi ile bebeğin inrauterin büyümesini değerlendirmek mümkündür. Bu çalışmada term, preterm ve postterm bebeklerin doğum ağırlığı, boy ve baş çevresini saptanması, doğumdaki persentil tablosunun oluşturulması, SGA doğum oranının saptanması, kan gruplarına bakılıp kan grubu dağılımının belirlenmesi ve Türkiye dağılımına göre kıyaslanması  amaçlanmıştır.&#13;
GEREÇ VE YÖNTEMLER: Çalışma 01 Ocak 2008-31 Aralık 2009 tarihleri arasında İstanbul Bilim Üniversitesi Kadın Doğum Kliniğinde doğan ve yenidoğan servisine yatan 963 bebek üzerinde yapılmıştır.&#13;
BULGULAR: 01-Ocak 2008-31 Aralık 2009 tarihleri arasında hastanemizde 216 normal doğumla(%23, 3), 710 sezaryen doğumla(%76, 6) toplam 963 bebek doğmuştur, bu bebeklerin %4’ü ikiz (n:37), %96’sı(n:889) tekiz bebek idi. Bebeklerin %51’i (n:491) kız,&#13;
%49’u(n:472) erkek bebekti, %20, 7’si (n:199) preterm, %78, 7’si(n:758) term, %0, 6’sÝ (n:6) postterm olarak doğmuştur. Ortalama anne yaşı 31 ± 9 olarak bulunmuştur.&#13;
Ağırlık, boy, baş çevresi ve ponderal indeks için aritmetik ortalama ± standart sapma (SD) bebeklerde sırasıyla 3244± 1174 gram, 50, 7±5, 8 cm, 34.8±3.4 cm ve 2, 4 olarak bulunmuştur.&#13;
Çalışmaya alınan bebekler ortalama ağırlık, boy, baş çevresi değerleri erkeklerde kızlara göre daha fazla bulundu.(sırasıyla p&lt;0, 05, p&lt;0, 05, p&lt;0, 05)&#13;
SONUÇ: Bu sonuçların, bebeklerin intrauterin beslenme durumu açısından ve kan gruplarının dağılımı açısından bölgemizin genel özelliklerini yansıttığı kanısındayız.; Weight, length and head circumference measurements of babies are the methods of&#13;
observation of the growth and nutrition in intrauterin life.There are some standart&#13;
development norms which WHO suggests or some lokal norms of the same people has that&#13;
estimate the development and the growth of fetus.&#13;
There is probably that estimate of the intauterin growth of baby by count up ponderal&#13;
indeks and ultrasonographic physical examination or MetcoffÕs clinic scor system.&#13;
Aims: In this study we looked that birth weight, length and head circumference and&#13;
ponderal indeks of term-preterm and postterm newborn in Bilim University, constitute the&#13;
percantil of term newborn, the ratio of SGA newborn, the distribution of the blood-group of&#13;
the newborn and compare with the mean of the blood-group in Turkey.&#13;
Methods: This study was performed on 472 male and 491 female infants who were&#13;
born at the Istanbul Bilim University the Department of Gynecology and Obstetrics and the&#13;
Department of Neonatology, between January 2008 and December 2009. Two hundred&#13;
sixteen normal spontan birth, seven hundred and ten cesarean were done.37 were twin, 889&#13;
were one baby.758 of these infants were full-term, 119 were preterm and 6 were postterm.&#13;
Results: The arithmetic means±standard deviation (SD) of weight, height, head&#13;
circumference and ponderal index was found to be, 3244± 1174 gram, 50, 7±5, 8 cm,&#13;
34.8±3.4 cm ve 2, 4 respectively.Mean mother age were 31 9 and the blood-group&#13;
distribution is like that:%36, 1Õi A rh(+), %31, 6 O rh(+), %15, 6 B rh(+), %7, 1 AB rh(+),&#13;
%5Õi Arh(-), %3 O rh(-), %1Õi B rh(-), %0, 6 AB rh(-) .&#13;
Conclusion: The mean birth weight, height, head circumference and ponderal index of&#13;
males were higher than those of females (p&lt;0.05, p&lt;0.01, p&lt;0.001, respectively). The result&#13;
of the distribution of blood-group in our hospitalÕs newborns is like the TurkeyÕs blood-group&#13;
distribution
04.04.2014 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.; İstanbul Bilim Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
</description>
<dc:date>2011-04-05T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="http://hdl.handle.net/11446/34">
<title>Emziren annelerin emzirme ile ilgili bilgi, uygulama ve davranışlarının değerlendirilmesi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/34</link>
<description>Emziren annelerin emzirme ile ilgili bilgi, uygulama ve davranışlarının değerlendirilmesi
Demir Gündoğan, Begümhan
Anne sütünün üstün yönlerinin ispatlanmış olması ve literatüre eklenen yeni bilgiler, emzirme sürecini bebeğin bedensel ve ruhsal sağlığını desteklemede önemli bir basamak haline getirmiştir. Dünya Sağlık Örgütü anne sütünün uzun süreli alımının faydalarını göz önünde bulundurarak tüm bebeklerin hayatın ilk iki yılında anne sütüyle beslenmesi önerisinde bulunmuştur. En az altı ay süreyle bebeğini emziren annelerin deneyimlerinin gözden geçirilmesi bu önerinin hayata geçirilmesinde temel oluşturacaktır. Bununla birlikte erken dönemde emzirmeyi bırakan annelerin tutumlarının da anlaşılması ve altta yatan nedenlerin incelenmesi, baş edilmesi gereken sorunların tanımlanması açısından önemlidir.&#13;
Bu çalışmada sıfır-iki yaş arasında çocuğu olan annelerin emzirme konusundaki bilgi birikimi, tutum ve davranışların araştırılması, bunları etkileyen faktörlerin saptanması amaçlanmıştır. Bu sayede tespit edilen eksikliklerin giderilmesi için alınacak önlemlerle annelerin emzirme konusundaki eğitimlerine faydalı olmak hedeflenmiştir. Çalışma; 15.05.2011–10.08.2011 tarihleri arasında, 120 bebeğin annelerine anket uygulayarak yapıldı.&#13;
Çalışmamızda birinci, üçüncü ve altıncı aylardaki sadece anne sütü ile beslenme oranları sırası ile %72,4, %63,8 ve %34,3 olarak belirlendi. Bebeklerin %35’ine ilk besin olarak anne sütü dışı sıvıların verilmiş olup, doğumdan sonra bebeklerin ancak %47,4’ünün ilk bir saatte emzirilmeye başlandığı tespit edildi. Çalışmamızda annenin yaşı, eğitim düzeyi ve çalışma durumunun bebeğin anne sütüyle beslenme süresini etkilemediği görüldü. Çalışmaya katılan annelerin hepsinin doğumdan önce gebelik takibi yaptırmalarına rağmen annelerin ancak %32.7’sinin doğum öncesinde emzirme ile ilgili bilgiyi sağlık personelinden aldığı saptandı.Bununla birlikte çalışmaya dahil edilen annelerin çoğunun emzirme konusundaki bilgilerinin yetersiz, uyglamalarının yanlış olduğu tespit edildi.&#13;
Emzirme konusundaki yanlış uygulamaların düzeltilmesi, annelerin anne sütü kullanımının yararları hakkında bilgilendirilmesi ve emzirme dönemindeki bebeklerin beslenmesinde sadece anne sütü kullanımının alışkanlık haline getirilmesi sağlık kuruluşlarının temel hedeflerinden biri olmalıdır. ; Breastfeeding process is concidered to be an important step for promoting physical and psycologycal infant health due to the fact that the superior aspects of breastfeeding are proven and the new data added in the literature. The World Health Organization recommended that infants be breastfed for up to 2 years old based on the evidence of the benefits of extended breastfeeding. The overview of the experiences of the mothers breastfed for at least 6 months will provide a basis for the realization of this reccomendation. In addition, the understanding of the attitudes of mothers ceased breastfeeding in the early period and the examination of the underlying problems is important in regard of the problems required to be get through.   &#13;
	In this study it was aimed to determine the breast feeding knowledge, attitudes and application of the mothers who have babies between age range of 0-2 years old and the factors influencing them. It was aimed to be useful to the mothers education in regard of breastfeeding by taking precautions for the elimination of the identified deficiencies. The study was conducted between the dates of May 15, 2011 and August 10, 2011, by using a questionnaire. &#13;
	In our study, the nutrition ratio for breastfeeding has been detected respectively as %72,4,  %63,8 and %34,3 in 1st, 3rd and 6th months. It was found that 35% of the infants were given liquids out of breastfeeding as first nutrient, and only 47.4% of the infant were begun breastfeeding within an hour following the birth. The age, education level and working status of the mother were observed not to influence the duration of the breastfeeding. Although all of the mothers had taken prenatal follow up, only 32.7% were found to get a prenatal information about breastfeeding from the health care personnel. Additionally,  the majority of the mothers were learned to be inadequate or deficient in the accurate breastfeeding knowledge and breastfeeding application. &#13;
	The establishment of the routine of extremely breastfeeding and the education of the right breastfeeding knowledge has to become a mission of the healthcare institutions in regard of widespread wrong attitudes in our society.
15.02.2016 tarihine kadar kullanımı yazar tarafından kısıtlanmıştır.; İstanbul Bilim Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı
</description>
<dc:date>2013-02-15T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
