<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/" version="2.0">
<channel>
<title>İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Tıp Dergisi 2. Cilt 1. Sayı</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/914</link>
<description>İstanbul Bilim Üniversitesi Florence Nightingale Tıp Dergisi koleksiyonu bu başlık altında listelenir</description>
<pubDate>Sat, 18 Apr 2026 09:03:59 GMT</pubDate>
<dc:date>2026-04-18T09:03:59Z</dc:date>
<item>
<title>Trombositopenili hastalarda trombosit fonksiyon bozukluğunun klinik öneminin araştırılması</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/928</link>
<description>Trombositopenili hastalarda trombosit fonksiyon bozukluğunun klinik öneminin araştırılması
Uğur, Mehmet Can; İnce, Fatma Demet; Durak, Hayrullah; Toprak, Burak; Bayrak, Burcu; Ceylan, Cengiz; Akar, Harun
Amaç: Bu çalışmada kliniğimize yatan, farklı etyolojilerde trombositopenisi olan ve kanama diyatezi için kollajen/adenozin difosfat (ADP) ve kollajen/ epinefrin kapanma zamanı (KZ) testi uygulanmış olan hastaların klinik bulguları ve laboratuvar değerleri karşılaştırıldı.&#13;
Hastalar ve yöntemler: Ocak 2015 - Kasım 2015 tarihleri arasında kliniğimizde yatırılan 42 hastanın (19 erkek, 23 kadın; ort. yaş 67.8±1.6 yıl; dağılım 30-98 yıl) verileri retrospektif olarak değerlendirildi.&#13;
Bulgular: Hastaların trombosit sayısı ile demografik ve laboratuvar verileri arasında anlamlı ilişki yoktu. Kollajen/ADP ve kollajen/epinefrin KZ değerleri trombosit sayısıyla ters orantılıydı. Hastalar kanama bulgusu ve tanılarına göre gruplandırıldığında da demografik verileri, laboratuvar testleri ve Platelet Function Analyzer (PFA)-200 KZ değerleri arasında anlamlı ilişki yoktu. Ancak hipoalbuminemi ve kollajen/ADP KZ değerlerinin 270 saniyenin üstünde olması mortalite ile ilişkili idi. Hastaların PFA-200 KZ değeri ile hipoalbuminemi ve diğer laboratuvar bulguları arasında anlamlı ilişki yoktu.&#13;
Sonuç: Trombositopeni varlığında, kollajen/ADP KZ değeri 270 saniyenin üzerinde ise trombosit sayısına bakılmaksızın trombosit işlevlerinin restorasyonu önemli olacaktır. PFA-200 KZ değerleri ve hipoalbumineminin mortalite ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Ancak KZ ile albumin değeri arasında istatistiksel anlamlılık olmaması, PFA-200 KZ değerinin iyi bir akut faz reaktanı olarak kullanılamayacağını düşündürmektedir.; Objectives: This study aims to compare the clinical findings and laboratory values of patients hospitalized in our clinic with thrombocytopenia of different etiologies and who were performed closure time (CT) tests of collagen/adenosine diphosphate (ADP) and collagen/epinephrine for bleeding diathesis.&#13;
Patients and methods: Data of 42 patients (19 males, 23 females; mean age 67.8±1.6 years; range 30 to 98 years) who were hospitalized in our clinic between January 2015 and November 2015 were retrospectively analyzed.&#13;
Results: There was no significant relationship between patients’ platelet count and demographic and laboratory data. Collagen/ADP and collagen/ epinephrine CT values were inversely proportional to the number of platelets. There was no significant relationship between demographic data, laboratory tests and the Platelet Function Analyzer (PFA)-200 CT values when patients were grouped according to bleeding finding and diagnosis. However, hypoalbuminemia and collagen/ADP CT values above 270 seconds were associated with mortality. There was no significant relationship between patients’ PFA-200 CT value and hypoalbuminemia and other laboratory findings.&#13;
Conclusion: Restoration of platelet functions will be important regardless of the number of platelets when the collagen/ADP CT value is above 270 seconds in the presence of thrombocytopenia. PFA-200 CT values and hypoalbuminemia were found to be associated with mortality. However, the lack of statistical significance between CT and albumin levels suggests that PFA-200 CT value may not be used as a good acute phase reactant.
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11446/928</guid>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Toksik dozda alınan yeni nesil oral antikoagülanların neden olduğu gastrointestinal kanamada tedavi seçenekleri: Tek merkez deneyimi ve olgu serisi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/927</link>
<description>Toksik dozda alınan yeni nesil oral antikoagülanların neden olduğu gastrointestinal kanamada tedavi seçenekleri: Tek merkez deneyimi ve olgu serisi
Yıldırım, Mustafa; Taşkıran, Emin; Gülle, Semih; Kaypak, Muhammed Ali; Soyaltın, Utku Erdem; Akar, Harun; Yıldız, Coşkun
Yeni nesil oral antikoagülan ilaçlardan biri olan dabigatran, direkt etkili trombin inhibitörüdür ve renal klirens ile atılır. Dabigatran toksisitesinde uygulanacak tedavi yöntemleri belirsizdir. Bu yazıda, non-valvüler atriyal fibrilasyon nedeniyle dabigatran kullanan ve gastrointestinal kanama gelişen üç hastaya uygulanan faktör konsantresi infüzyonu, taze donmuş plazma infüzyonu ve hemodiyalizi içeren tedavi yöntemlerinin etkinlikleri değerlendirildi. Üç hastadan biri kaybedildi, diğer ikisi iyileşti.; Dabigatran, which is one of the new generation oral anticoagulants, is a direct thrombin inhibitor and is eliminated by renal clearance. The treatment modalities to be used in dabigatran toxicity is unclear. In this article, we evaluated the efficacies of treatment modalities consisting of factor concentrate infusion, fresh frozen plasma infusion, and hemodialysis performed in three patients who were using dabigatran due to non-valvular atrial fibrillation and who developed gastrointestinal hemorrhage. One of three patients died, the other two were healed.
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11446/927</guid>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Tip 2 diyabetes mellitus hastalarında tedavi yöntemleri, glisemik kontrol ve diyabet komplikasyonları ile depresyon ve anksiyete riski arasındaki ilişki</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/926</link>
<description>Tip 2 diyabetes mellitus hastalarında tedavi yöntemleri, glisemik kontrol ve diyabet komplikasyonları ile depresyon ve anksiyete riski arasındaki ilişki
Günalay, Serkan; Taşkıran, Emin; Demir, Bilgin; Erdem, Semiha; Mergen, Haluk; Akar, Harun
Amaç: Bu çalışmada tip 2 diyabetes mellitus (DM) hastalarında depresyon ve anksiyete risklerinin ve uygulanan tedavi yöntemleri ile depresyon ve anksiyete riski arasındaki ilişkinin saptanması amaçlandı.&#13;
Gereç ve yöntemler: Tip 2 DM tanısıyla takip edilen 128 hasta (58 erkek, 70 kadın; ort. yaş 60±10.8 yıl; dağılım 30-80 yıl) çalışmaya dahil edildi. Hastalara sosyodemografik özelliklerini, hastane anksiyete ve depresyon ölçeğini ve DM için kullanılan tedavi yöntemlerini sorgulayan bir anket uygulandı. Hastaların boy, kilo ve glikozile hemoglobin değerleri kaydedildi.&#13;
Bulgular: Hastane anksiyete ve depresyon ölçeği anksiyete alt ölçeği (HAD-A) ve hastane anksiyete ve depresyon ölçeği depresyon alt ölçeği (HAD-D) ortalama puanları sırasıyla 7.52±4.6 ve 7.98±4.4 idi. Toplam 39 ve 63 hasta sırasıyla HAD-A ve HAD-D’de eşik puanı aştı. Ortalama anksiyete puanı yalnız insülin ile tedavi edilen hastalarda oral antidiyabetik veya hem oral antidiyabetik hem de insülin ile tedavi edilenlere göre daha yüksekti. Daha önce hiperglisemik akut komplikasyon görülen hastalarda görülmeyenlere göre anksiyete riski daha yüksek idi.&#13;
Sonuç: Çalışmamızda tip 2 DM hastalarının yönetiminde alışılagelmiş hasta takibinin ötesinde psikiyatrik yardımın önemi ortaya konuldu.; Objectives: This study aims to determine the risks of depression and anxiety and the correlation between performed treatment modalities and risk of depression and anxiety in type-2 diabetes mellitus (DM) patients.&#13;
Materials and methods: A total of 128 patients (58 males, 70 females; mean age 60±10.8 years; range 30 to 80 years) followed-up with the diagnosis of DM were included in the study. The patients were performed a questionnaire inquiring their socio-demographic properties, hospital anxiety and depression scale, and utilized treatment modalities for DM. Patients’ height, weight, and glycated hemoglobin values were recorded.&#13;
Results: Mean scores of hospital anxiety and depression scale-anxiety minor scale (HAD-A) and hospital anxiety and depression scale-depression minor scale (HAD-D) were 7.52±4.6 and 7.98±4.4, respectively. A total of 39 and 63 patients exceeded threshold score in HAD-A and HAD-D, respectively. Mean anxiety score was higher among patients who were only treated with insulin compared to those treated with oral antidiabetics or both insülin and oral antidiabetics. Anxiety risk was higher among patients who had experienced previous hyperglycemic acute complications compared to those who had not.&#13;
Conclusion: Our study revealed the importance of psychiatric assistance in management of type 2 DM patients beyond conventional follow-up.
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11446/926</guid>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item>
<title>Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Palyatif Bakım Ünitesi'nde yatan hastaların retrospektif analizi</title>
<link>http://hdl.handle.net/11446/925</link>
<description>Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Palyatif Bakım Ünitesi'nde yatan hastaların retrospektif analizi
Komaç, Andaç; Elyiğit, Faruk; Türemiş, Cihangir; Gram, Elif; Akar, Hakan
Amaç: Bu çalışmada hastanemizin palyatif bakım ünitesinde yatan hastalar değerlendirildi.&#13;
Hastalar ve yöntemler: Çalışmada 12 Haziran 2013 - 31 Aralık 2014 tarihleri arasında hastanemizin iç hastalıkları kliniği palyatif bakım ünitesinde yatan 258 hastanın (104 erkek, 154 kadın; ort. yaş 61.4 yıl; dağılım 19-93 yıl) klinik dosyaları retrospektif olarak incelendi. Hastaların dosyaları cinsiyet, yaş, belirtiler, klinik özellikler, tanı ve hastanede kalış sürelerine göre değerlendirildi.&#13;
Bulgular: Hastaların 86’sı (%33) malignite ve maligniteye bağlı komplikasyonlar nedeni ile hastanede yatırıldı. Kırk dört hasta (%17) antibiyotik tedavisinin tamamlanması için ve 44 hasta (%17) diyabete bağlı komplikasyonlar nedeni ile hastanede yatırıldı. Alzheimer hastalığı, serebrovasküler hastalık veya femur kırığı nedeni ile yatağa bağımlı olan 20 hasta (%7.7) ise yatak yarası bakımı ve nutrisyon tedavisi için hastanede yatırıldı. Ortalama hastanede kalış süresi 9.4 gün idi.&#13;
Sonuç: Dünyada palyatif bakım birimleri ve programları daha çok onkoloji hastalarına odaklanmaktadır. Diğer yandan, dünyanın her yerinde yaşlı nüfustaki ve kronik hastalıklardaki artış, kanser dışı palyatif bakım ihtiyacını artırmaktadır.; Objectives: This study aims to evaluate the patients hospitalized in palliative care unit of our hospital.&#13;
Patients and methods: In the study, clinical files of 258 patients (104 males, 154 females; mean age 61.4 years; range 19 to 93 years) hospitalized in palliative care unit of internal medicine clinic of our hospital between 12 June 2013 and 31 December 2014 were retrospectively analyzed. Files of the patients were evaluated regarding sex, age, symptoms, clinical features, diagnosis, and duration of hospital stay.&#13;
Results: Of the patients, 86 (33.3%) were hospitalized due to malignancy and malignancy-related complications. Forty-four patients (17%) were hospitalized for completion of antibiotic treatment and 44 patients (17%) were hospitalized due to diabetes-related complications. Twenty patients (7.7%) who had been confined to bed due to Alzheimer’s disease, cerebrovascular disease or femur fracture were hospitalized for the care of their pressure ulcers and nutrition treatment. Mean duration of hospital stay was 9.4 days.&#13;
Conclusion: In the world, palliative care units and programs mainly focus on oncology patients. However, the increase in elderly population and chronic diseases all over the world increase the requirement for non-cancer palliative care.
Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi
</description>
<pubDate>Fri, 01 Jan 2016 00:00:00 GMT</pubDate>
<guid isPermaLink="false">http://hdl.handle.net/11446/925</guid>
<dc:date>2016-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</channel>
</rss>
